1/4

The Witcher 3: Wild Hunt İnceleme Güncesi #1

The Witcher 3: Wild Hunt İnceleme Güncesi #1

Emin Çıtak
Emin Çıtak 19.05.2015 - 19:31
Devasa bir oyun, devasa bir macera...
Öncelikle İnceleme Güncesi nedir, ne değildir açıklamak gerekiyor. Sağır Sultan'ın da haberinin olduğu üzere bugün The Witcher III adında minnacık, düşük bütçeli, hayli mütevazı bir yapım oyuncularla buluştu. Elimizden geldiğince hızlı bir şekilde fikirlerimizi size aktarıp, oyunun nihai puanını vermek istiyoruz. Ama buna engel olan bir şey var: The Witcher III' ün devasa dünyası.

Oyunu bir süredir hem ben, hem de Çağlar Avcıl PlayStation 4 üzerinden oynuyor. O daha çok ana senaryoya bağlı kalırken, ben ise daha ilk bölgede takılı kalmış durumdayım. İyi veya kötü, The Elder Scrolls V: Skyrim'den beri gelen en devasa dünyaya sahip oyunu incelemekte olduğumuzun farkındayız. Bu yüzden yurt dışında uzunca bir süredir uygulanmakta olan Review: Work in Progress - yani incelemenin yapım aşamasında olması- mantığını izlemek istiyoruz. Uzun süredir böyle devasa oyunlar için uygulamak istediğimiz sistemi sonunda hayata geçiriyoruz. Yapım aşaması dememek için İnceleme Güncesi gibi uyduruk bir isim belirledik, affınıza sığınıyoruz. (İncelemede ayrıca, Osman Kırpat ve Lorekeeper'ın kurucusu sevgili dostumuz Can Arabacı da destek sunuyor. Çünkü size her şeyi anlatmamız gerek! :)


The Witcher 3 bize uzun zaman önce gösterilen ünlü açılış sinematiğiyle başlıyor ve daha ondan itibaren sizi kendi dünyasının derinliklerine çekmeyi başarıyor. Bu artık sır değil: Geralt uzun bir süredir Yennefer'i arıyor ve ilk kez buna çok yakın. Oyun aslında çok harika bir olayla başlıyor ama ilk kuralımız spoiler vermemek olduğu için sizi daha en baştan ustalıkla kurgulanmış senaryonun detaylarından mahrum bırakıyoruz. Çünkü oyunda havada kalan tek bir cümle yok, hepsi uzunca düşünülüp oraya yazılmışlar. Onun yerine Witcher'ın ünlü görev ekranından bir kesiti sizlere sunalım dedik. Oyunun giriş bölümü olan Kaer Morhen'den sadece minik bir görev açıklaması:

"Her hikaye bir yerlerde başlar. Bu seferki Witcher'ların Mavi Dağlar eteklerinde bulunan kalesi  Kael Morhen'in giriş salonunda vuku buldu. Hikayemiz Witcher'ların hijyene önem vermediği savını çürütürcesine Geralt'ın banyo keyfiyle başlıyor. Fakat kahramanımızın banyosu Yennefer tarafından sabote edildi..."

Bundan sonrası dediğim gibi ağır spoiler'a girebilir. O yüzden tam burada keselim.

The Witcher 3: Wild Hunt İnceleme Güncesi #1
The Witcher ilk kez açık dünya fikrini bizlere sunuyor ve açıkçası benim en çok endişelendiğim konuların başında bu vardı. Açık dünya oyunu yapmak zordur. Hele ki böylesine derin bir kurguya sahip oyunu açık dünya haline getirmek başlı başına büyük bir risk. Uzun yıllar içinde bu işin formülü çözen iki firma var: Bethesda Softwork ve Rockstar. Bu adamlar neredeyse 15-20 yıldır bu işi yapıyor ve artık iyice ustalaşmış durumdalar. CD Projekt Red'in Geralt'ı ovada koşturacağım derken ana hikayeden bizi uzaklaştırır diye çok korkmuştum. İncelme için yeterli olmayan ama ana yapıyı çözmeye olanak sağlayan uzunca bir 13 saatin sonunda kendilerini tebrik etmekten başla çarem yok.

Oyun Skyrim gibi bir açık dünya sunmuyor, bu nokta çok ama çok önemli. Yani atınıza atlayıp daha ilk bölümde Kael Morhen'e gidemiyorsunuz. Oyun sizi bölgelerle sınırlıyor ki işte tam olarak bunu yapması gerekiyordu. Hem açık dünya tecrübesini sonuna kadar deneyim etme şansı buluyoruz hem de Witcher'a hiç yakışmayacak bir sanbox'ın ortasına düşmüyoruz.