1/2

Restricted Area

Restricted Area

Merlin'in Kazanı
Merlin'in Kazanı 3.06.2010 - 12:31
Fallout ve Diablo'yu aynı kâsede karıştırmak.
Platformlar PC
Restricted Area
  • Yapımcı - Yayıncı Master Creating - Whiptail Interactive
  • Çoklu Oyuncu: Var
  • Oyun Türü: Role Playing Game
  • Sistem Gereksinimleri
Merlin Puanı 73
Artılar Diablo'ya benzemesi nedeniyle oynanabilirlik yüksek. Sistem gereksinimi düşük. Kontrollere alışmak kolay.
Eksiler Grafikler ve sesler günümüz seviyesinin epey gerisinde. Bölüm mantığı ile ilerleyen senaryo fazlasıyla çizgisel.

Role yapma oyunları ile aksiyon türündeki yapımlar birbirlerine ne kadar zıt iki kutup gibi görünseler de her ikisinin birleşimi olan oyunlar son derece ilgi çekici olabiliyor. Bunun en büyük örneği olarak da Diablo’yu söyleyebiliriz. Kategori ayrımına girdiğinde RPG olarak gösterilen Diablo, aslında aşırı aksiyon içermesinden dolayı kimilerine göre Hack’n Slash tarzına daha yakın gibi görülmektedir. Kim bilir, belki de oyunu hâlâ oynanabilir kılan özellikde bu bol aksiyon içeriyor oluşudur. Fakat bana kalırsa Diablo’yu diğer RPG oyunlarında ayıran ve oynanabilir kılan özellik rahat arabirimi ve çok kolay anlaşılabilir oynanabilirliği olmaktadır. Kafanıza hiçbir şey takmadan sadece aksiyona dahil olup kolayca seviye atlamak isteyenlerin bir numaralı tercihi olmuştur Diablo ve hâlâ olmaktadır.

Sessiz bir şekilde ortaya çıkan ve geçtiğimiz günlerde aniden piyasaya sürülen Restricted Area, tipik bir RPG - aksiyon karışımı. Genel görüntüsüne, hikayenin geçtiği zamana, silah çeşitliliğine ve çevre tasarımına bakacak olursak efsanevi oyun Fallout’a fazlasıyla benzeyen oyun, bol aksiyon içeriyor oluşu ve oynanış şekli ile de Diablo’yu andırıyor.

Diablo’dan kopup gelmiş kontrol sistemi

Restricted Area mekan tasarımından anlaşılacağı gibi hemen hemen Fallout ile benzer konuyu işliyor. Dört bir yanı sarmış olan mutant yaratıklar çevreye dehşet saçarken, dünyayı kurtaracak olan genç ve deneyimsiz birkaç kahraman görev başına geçmek için can atıyorlar. Başlamadan evvel bir karakter seçimi yapmamız gerekiyor ve dört farklı karakterden birini seçmemiz bekleniyor.

İlk karakter olan Johnson, tipik bir savaşçı. Elindeki silahları en iyi ve en verimli kullanan bu kahraman, deyim yerinde ise tank gibi de güçlü. Sadece silah toplayıp karşısına çıkanı vurmayı hedefleyenlerin seçimi olmalı.

İkinci karakterimiz Jessica Parker. Tam bir elektronik hayranı olan bu karakter minik robotları kontrol edebiliyor ve tek başına dolaşmayan tek kahraman. Yakın dövüşte ve uzak dövüşte diğer karakterlere nazaran daha güçsüz.

Kenji Takahashi oyundaki seçebileceğimiz karakterlerden üçüncüsü. Yakın dövüş konusunda rakip tanımayan Kenji, kılıç ve pençe kullanımında bir numara. İlerleyen seviyelerde kazandığı özel dövüş teknikleri ile son derece ölümcül olabiliyor.

Son karakter ise güzeller güzeli Victoria Williams. Yakın dövüşte son derece başarısız olmasına ve silah konusunda da çok verimli olmamasına rağmen, büyüleri ile düşmanlarının korkulu rüyası.

Biraz Fallout, biraz Diablo.

Karakter seçimini geçtikten sonra kendimizi gelişmiş bir şehirde buluyoruz. Ancak burada yapacaklarımız gayet sınırlı. Sayısı altıyı geçmeyen NPC’ler arasında minik bir koşuşturma yapıp, onlarla sohbet ediyor ve ilk görevimizi alıyoruz. Restricted Area’nın görev sistemi “Git şu adamı öldür. Sonraki görevi al” şeklinde minik bir döngü içerisinde gelişiyor. Seçilen karakterlere göre görev sıralaması ve çeşidi değişiyor gibi gözükse de genelde hepsi aynı. İlk görevimizde mutantlar tarafından işgal edilmiş bir üsse girip sandık içinden önemli bir çipi ele geçirmemiz isteniyor. Önce şehrin pilotu ile konuşup bahsi geçen üssün yakınlarına gidiyoruz. Daha sonra da karşımıza çıkanı öldürüp son sandığa ulaşana kadar katliamımıza devam ediyoruz.

Aksiyon dolu mutant öldürme sahneleri arka arkaya gelince oyunun Diablo’ya fazlasıyla benzediği ortaya çıkıyor. Her defasında rastgele yaratılan bir haritada gösterilen yere ulaşmaya çalışıyoruz. Yine tıpkı Diablo’da olduğu gibi dört bir yandan, birbirinin aynı yaratıklar saldırıyor ve onları haklamazsak sonunda kaşımızda sayısı yüzleri geçen bir mutant ordusu bulabiliyoruz. Haritadaki yerlere ulaştıktan sonra bir sonraki adıma geçtiğimizde yine o anda üretilen bir harita ile karşılaşıyor ve bu sefer o haritaya ait olan mutant ordusu ile dövüşüyoruz.