Blizzard’ın E3 2014 oyun fuarında bizlere tanıttığı Overwatch, ilginç karakterleri ile dikkatimizi çeken ‘kahraman tabanlı FPS’ oyunu olarak karşımıza çıkıyordu. Oyunun oyuncular tarafından ilk başta ‘Team Fortress 2 benzeri’ hatta ‘klonu’ olarak görülmesine rağmen, Blizzard Overwatch’ın yepyeni bir oyun/seri olarak karşımıza çıkacağını belirtmiş ve bununla birlikte yolundan şaşmayarak bizlere farklı bir deneyimini sunacağının da altını çizmişti. Warcraft, Starcraft ve Diablo’nun dışında yepyeni bir evrene sahip olmak istediğini belirten Blizzard, Overwatch’ı hem insanların eğleneceği, hem de E-Sport dalında karşılaşmaların olabileceği bir oyun olarak sunmayı hedeflediğini de birçok kez belirtiyordu.
Öncelikle belirtmem gerekir ki, oyunu ‘açık-beta’da oynayana kadar içimde herhangi bir heyecan yoktu. ‘Overwatch gelirse bir bakarım, ama beklentim yok’ diye fikrimi söylerken, açık betanın gerçekleştiği 5 Mayıs gününde kendimi kaybettiğimi de söylemeden edemeyeceğim. Overwatch, beni görseller, karakterleri ve eğlence faktörü ile kendine bağlamış, hatta bağımlı yapmıştı. Bulunduğum her ortamda Overwatch’ı övmeye, anlatmaya, içimdeki heyecanı çevremdeki kişilere aktarmaya başlamıştım. Beklentimi düşük tuttuğum Overwatch, beni ters köşeden yakalamış, vurmuş da vurmuştu.
Blizzard’ın hem ‘casual’ hem de ‘hardcore’ FPS öğelerini oyuna başarılı bir şekilde yerleştirdiğini belirtmeden edemeyeceğim. Overwatch, isterseniz sizin için oynaması rahat bir FPS oyunu olabiliyorken, oyuna yakın zamanda eklenecek olan ‘dereceli maçlar’ ile de ‘hardcore’ bir oynanışa sahip olacak. Bununla birlikte, isterseniz tek başınıza, veya arkadaşlarınızla eğlenebilir, isterseniz de takımınızı toplayıp Overwatch’ın dereceli oyunlarında taktik geliştirerek kendinizi kanıtlayabilirsiniz.
>
Overwatch’ın görselleri ve karakter tasarımlarından önce, asıl önemli özelliği ise hem PC hem de konsollardaki performansı. Her iki oyuncu tipi için de özel olarak geliştirilen Overwatch’un konsol versiyonlarının ‘PC portu’ olmadığının altını dikkatle çizmek istiyorum. PS4’te oynadığım Overwatch, konsollarda 1080p ve 60fps olarak karşımıza çıkarken, kullandığım i7 işlemcili ve GT 650M ekran kartım ile dizüstü bilgisayarımda ‘orta’ ayarlarda rahatça oynayabildiğimi söyleyebilirim. Bu da demek oluyor ki, eğer sahip olduğunuz donanım, hatta kullandığınız ekran kartı benimkinden çok daha üstünse, sizleri akıcı bir Overwatch deneyimi bekliyor.
Blizzard Overwatch’ın karakterlerini, mekanlarını tasarlarken harika bir iş çıkarmış. Pixar/Dreamworks animasyonlarını aratmayan görsellere ve kahramanlara sahip olan Overwatch’ın mekanları ve atmosferi hiçbir zaman bizleri sıkmıyor.
Gelelim oyunun karakterlerine. Bizlere 21 adet kahramanı sunan Overwatch, dünyanın her köşesinden bünyesine eklediği karakterleri oyunculara sunuyor. 6 adet saldırı ve savunma karakteri içeren Overwatch, 5 adet de tank ve 4 adet de destek kahramanı ile karşımıza çıkıyor. Eğer destek karakterlerinin genel olarak oyunlarda sıkıcı bulan oyunculardansanız, Overwatch’ın destek kahramanlarını denemenizi şiddetle tavsiye ediyorum, lakin oynadığınız karakterler sadece takımınızı iyileştirmekle kalmıyor, aynı zamanda hasar vermekle birlikte eğlenceli bir oynanışı da sizlere sunuyor. Ayrıca, Blizzard’ın oyuna eklediği karakterlerin de hem kendi içinde, hem de bulunduğu ortam ve takıma göre konuşması hatta hareket etmesi ilgi çekici olmayı başarmış. Bir Dj ve özgürlük savaşçısı olan Lucio, takım arkadaşlarının hızlı hareket etmesini sağlayıp, iyileştirirken de aynı bir müzisyen gibi eğleniyorken, Overwatch evreninin kötü adamlarından olan Reaper kızgınlıkla ateş ettiği tüfeklerinin mermisi bittiği an yere atarak yeni tüfeklerini çekebiliyor. Öte yandan, Genji ve Hanzo birbirlerini gördüğün an ‘sen kardeşim değilsin!’ gibi laflar atabiliyorken, Winston ve Tracer da aynı takımda olduklarında sevinçten dört köşe oluyorlar. Anlayacağınız, Overwatch’ın karakterleri en az bizim kadar canlı olmakla birlikte, oynanışa da renk katıyorlar.
>
Saldırı karakterlerinin asıl amacı hızlı hareket edip, bir noktayı ele geçirmek olarak karşımıza çıksa da, Mccree gibi saldırı karakterleri yüksek hasar ile savunan takımı kolayca ortadan kaldırabiliyor. Her ne kadar bu karakterler ‘saldırı’ kategorisinde bulunsa da, elbette savunurken de sizin seçmeniz için de kahraman ekranın bekliyorlar. Savunma karakterleri, bir noktaya fazla hasar yapabilmekle birlikte saldırı karakterlerinden daha dayanıklı olmaları ile ön plana çıkarken, Tank kahramanlarımız da rakibini koruyabilen yetenekleri ve yüksek sağlık puanları ile dikkatimizi çekiyor. Destek kahramanlarının diğer birçok oyundaki destek sınıfından çok daha hareketli ve eğlenceli olduğunu bir kez daha tekrar etmek istiyorum. Mercy takım arkadaşlarını iyileştirip, onların verebileceği hasarı arttırabilirken, Zenyatta isimli Omnic keşiş de rakiplerini zayıflatabilen küreler yollayarak uzak mesafeden hasar verebiliyor. Destek sınıfında olup da iyileştirme yeteneğine sahip olmayan Symmetra ise, istediği noktalara toplamda 6 adet ufak lazer tuzakları koyarak kontrol noktalarını başarılı bir şekilde savunabiliyor ve takım arkadaşlarına kalıcı kalkan verebiliyor.
İlk olarak ‘yüzde’ ile kendini belli eden ve ekranımızın tam ortasında bulunan bu ‘ultimate’ yeteneğimiz, bizim başarılı vuruşlarımız, zaman ve elde ettiğimiz ‘ortadan kaldırma’ puanlarımız ile artıyor. 100%’e ulaştığı takdirde kullanıma hazır olan bu yeteneklerimiz ile takım ruhunu da gerçekleştirebiliyoruz. Örneğin, dünyanın en güçlü kadını olarak Overwatch’ta yerini alan Zarya, kullandığı bu yetenek ile düşmanlarını bir noktaya toplayabilir ve ardından Reaper kullanacağı ‘Death Blossom’ vuruşu ile bu noktadaki herkesi kolayca ortadan kaldırabilir. Bu noktada, oyunun E-Spor açısından ne kadar çekişmeli geçebileceğini de kafamızda canlandırmamız pek de zor olmuyor.
‘Düşmanlarımızı temizledik ve maçı kazandık, şimdide biz saldırıyoruz!’ deyip de karşımızda gördüğümüz ve bize el sallayan 2 Thorbjörn’ü gördüğümüz an ise yüzümüz bir hayli ekşiyor. Bu noktada, Overwatch’ın ‘karakter dengeleri’ açısından henüz hazır olmadığını söyleyebilirim. Düşmanlarını gördüğü an mermi yollayan robotunu diktiği gibi Thorbjörn, savunma haritalarının en belalı karakterlerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. ‘Genji alın, mermileri yansıtın, kolay oyun!’ diyecek olursanız, karşı köşedeki Thorbjörn’den ve bu robotları koruyan 2 adet Soldier 76’dan bahsetmem gerekir. İsterseniz o noktaya Reinhardt isimli tank karakter veya Bilim maymunu olarak karşımıza çıkan Winston ile girin, yine de canlı çıkamıyor, sinir olmaya başlıyorsunuz. Ne yapsak, ne denediysek başarısız olduk sevgili okurlar. Blizzard, duy sesimizi!
>
Hızlı karşılaşma, yapay zekaya karşı veya özel oyun oynama imkanını oyunculara sunan Overwatch, aynı Hearthstone’da bulunan Brawl oyun modunu da bünyesinde bulunduruyor. Her hafta farklı bir oyun modunu bizlere sunacak olan Brawl, açık betada bizlere her yeni turda farklı bir kahramanla oynama imkanını sunarken, bu haftada Arcade isimli farklı bir modu sunuyor. Hızlı karşılaşmalardan sıkıldığınız vakit brawl oyun moduna girebilir, normal karşılaşmalarda elde ettiğiniz deneyim puanlarını bu oyun modunda da alabilirsiniz.
Toplamda 12 adet haritaya sahip olan Overwatch, bizlere Assault, Escort, Control ve Hybrid oyun modlarını da sunuyor. Hanamura, Temple of Anubis ve Volskaya Industries gibi ‘Assault’ haritalarında bir takım savunup, diğer takımda saldırırken asıl amaç ilk olarak A noktasını ele geçirip, ardından da B noktasına geçerek oyunu kazanmak olarak karşımıza çıkıyor. Escort, aynı zamanda da ‘Payload’ olarak bilinen bu haritalarda rakibin ana üssüne götürmemiz gereken bir araca sahip olmakla birlikte, savunan takımın saldırılarını bastırmamız gerekiyor.
Overwatch’ın hikayesini başarılı bulduğumu söylemeden edemeyeceğim. Cıvıl cıvıl, neşeli karakterlere içeren Overwatch’ın aslında ne kadar da karanlık olaylara ev sahipliği yaptığını Overwatch Günceleri adlı makalemde sizlerle paylaşmıştım. Bu noktada, oyunun hikayesinin sadece animasyonlar ve görsel romanlar ile anlatılmasını açıkçası yetersiz buluyorum.
>
Karakterlerini hikayeler ile zenginleştirmiş olan Blizzard’ın, oyuna herhangi bir ‘hikaye modu’ veya ‘PvE, co-op’ oyun modunu eklememesi Overwatch’ın bir diğer eksisi olarak karşımıza çıkıyor. Bunun asıl sebebi ise, animasyonları izlemeyen veya görsel romanları okumayan oyuncuların Overwatch’ın hikayesine bağlanamaması olarak söyleyebilirim. Bir zamanlar Overwatch’ın lideri olan ve birçok krizi durduran John Morrison, hikayesi bilinmediği takdirde sadece Soldier 76, hatta ‘kolay karakter’ olarak bilinmeye başlanıyor.
Overwatch 40 euro’luk fiyat ile karşımıza çıkarken, hem PC hem de konsollarda Origins Edition adı altında 60 euro’luk ücret ile oyunculara sunuluyor. Açıkçası 60 euro’nun Overwatch Origins Edition ve sadece çoklu oyuncu içerikler için fazla olduğunu söyleyebilirim. Yukarıda bahsetmiş olduğum hikaye modu oyunun içinde bulunsaydı, bana kalırsa Overwatch fiyatı açısından bu kadar tepkiyi de toplamazdı.
Kahraman tabanlı FPS olarak karşımıza çıkan Overwatch, karakterleri, görselleri ve oynanışı olarak dikkat çeken bir çoklu oyunculu oyun olarak karşımıza çıkıyor. Karakter dengeleri açısından oyun henüz tam potansiyeline ulaşamasa da, Blizzard’ın yayınlayacağı güncellemeler ile oyunun çok daha eğlenceli bir olacağını düşünüyorum. Oyunun yönetmeni Jeff Kaplan’ın ‘Overwatch oyuncuları yaz mevsimi boyunca içeriklere doyacak!’ dediğinden beri yepyeni karakterler, haritalar bekler olduk. Ağaç etme bizi be Kaplan!
Eğer kahraman tabanlı FPS’leri seviyorsanız, Overwatch tam da sizin denemeniz için geliştirilen bir yapım olarak karşımıza çıkıyor. Fiyatı içeriklerine oranla şimdilik tuzlu gibi görünse de, ileride Overwatch’ın içerik açısından bir hayli zengin olacağı inancını taşıyorum. Oyunun hikayesini animasyonlar ve görsel romanlardan takip etsek de, birbirinden farklı ve ilgi çekici kahramanlar ile karşımıza çıkan Overwatch, mutlaka deneyim edilmesi gereken bir eser olarak karşımıza çıkıyor.
Yorumlar (6)
harbiden vuruş hissi dediğin olay ne bi açıklarmısın kardeş ?
Battlefield 1 60$ iken bu oyuna ne oluyor
Abicim ps4 te psn istemeden oyun oynaniyormu yani direk CD takip oyuna baslayabiliyormuyuz
Online oyun için psn lazım ayrıca klavye fare oynamanı tavsiye ederim
bu oyunda lag varmı
39.99 dio ve ben çıldırıyorum sadfjngofasj 40 euro diyomiyomusun kardeşim ne bu az gösterme çabası