1/5

Days Gone PS4 İnceleme

Days Gone PS4 İnceleme

Ahmet Özçilingir
Ahmet Özçilingir 25.04.2019 - 15:01
Motorum olmadan asla

Beklenen Days Gone incelemesi ile karşınızdayız. Days Gone, E3 2016’da yayınlanan oynanış videosu ile E3 2016’nın en dikkat çeken oyunlarından biri olmuştu. Son yılların en popüler oyun temalarından biri haline gelen “zombili oyun” türünün yeni üyesi Days Gone, kalabalık zombi sürüsüne karşı hunharca ateş açan ana karakterimizin çılgın zombi sürüsünden kaçtığını gösteren oynanış videosu ile heyecan yaratmıştı. 3 yıllık bekleyişin ardından Days Gone oyun severler ile buluşmaya hazırlanıyor. Biz oyunseverlerden biraz daha erken buluştuk. Kalabalık zombi sürülerinden kaçtık, hayatta kalmaya çalıştık, Deacon St. John’un hikayesinin sır perdesini 30 saati aşan bir oynanış süresinin sonunda araladık. Peki Days Gone nasıl bir deneyimdi? Birlikte göz atalım.

Days Gone İnceleme

Öncelikle Days gone için zombili oyun benzetmesi yaptım ama, hemen bir düzeltme yaparak incelemeye başlamak istiyorum. Days Gone zombili oyun değil! Kesin bilgi. Evet değil. Days Gone “kaçıklı” oyun. Yani Days Gone’daki yaratıklara zombi değil kaçık diyoruz. Neden bu tercihin yapıldığı hikayenin gizeminde saklı. O yüzden bu konuya girmeyip Days Gone’ın hikayesinden bahsetmek istiyorum. Days Gone’ın hikayesi; Amerika’nın yaban hayatı, doğal güzellik anlamında en güzel yerlerinden biri olan, % 46’sı ormanlarla kaplı Oregon eyaletinde geçiyor. Bu bilgi oyunun geçtiği coğrafya ile ilgili de size biraz fikir vermiştir. Days Gone’ın haritasına; ormanlar, ormanların açıldığı bölgelerde kurulmuş küçük kasabalar, göller, şelaleler, akarsular, bölgeler arasındaki uzun otobanlar, dağlık bölgeler ve tüneller hakim.

Boozer ve Deacon... Sıkı Dostlar

Kampların her derdine biz koşuyoruz

Days Gone, Deacon ve Boozer ikilisi ile başlasa da, hikayeye daha sonra başka karakterler de katılıyor. İki kişi hayatta kalmak oldukça güç olacağı için, Deacon pek istekli olmasa da hayatta kalmaya çalışan insanların kurduğu diğer kamplara katılmak, onlar için iş yapmak zorunda kalıyor. Oyunun görev yapısının temelini de bu kamplar ve onlar için yaptığımız görevler oluşturuyor. İlk başta iki farklı kamp için çalışmaya başlıyorsunuz. Daha sonra yeni karakterlerin de dahil olmaya başlamasıyla kamp sayısı artıyor, oyun alanı da genişliyor. Oyunun ilk 10 saatinde “Harita biraz küçük mü ne?” diye düşünürken, daha sonra yeni karakterlerin dahil olması, yeni kampların ortaya çıkmasıyla birlikte harita güneye doğru büyüyünce; “Bu harita büyüklüğü böyle bir oyun için yeterli.” diye düşünmeye başladım.

Hayatta kalmak için her biri farklı bir felsefe belirlemiş olan kamplar için çalışmaya başladıkça, Days Gone’ın da tehlikelerle dolu dünyasını keşfetmeye başlıyorsunuz. Kamplar için; kaçık yuvası temizleme, kamptan bir şey çalan birinin motorla peşine düşme, rehine kurtarma, her kamp için tehlike teşkil eden Ripçiler denen kafayı kırmış tarikat üyelerinin kamplarını basma gibi görevler yapıyorsunuz.