Yorumunuz sisteme kaydediliyor.
Lütfen bekleyiniz...

Üye Girişi
Beni Hatırla
Üye ol! Şifremi unuttum!
  Oyun   e-Spor   Teknoloji   Sinema/TV   Forum
 
   
Youtube içeriği buraya gelecek, dertler bitecek.
 
Google+ içeriği buraya gelecek, dertler bitecek.
 
 
Youtube içeriği buraya gelecek, dertler bitecek.
 
Google+ içeriği buraya gelecek, dertler bitecek.
İnceleme

Merlin'in Kazanı > İnceleme > Dear Esther

Dear Esther - İnceleme

Issız bir adada, tek başına

Ege Erkek - 28.02.2012 12:17
Ege Erkek - 28.02.2012 12:17
Yine bir ada hikayesi... Hani klişe bir soru vardır ya " Adaya düşersen yanına alacağın ilk üç şey? " sorusu... Bu oyunda kendinize bunu sorabilirsiniz. Ada hikayesini ele alan Dear Esther, macera severler için birebir. Daha önce Half Life 2'ye mod olarak getirilen Dear Esther,  şimdi tek başına bir oyun! İsterseniz şimdi gelin, beraber bir ada turuna çıkalım, oyunu inceleyelim.

Neresi burası?

Oyuna giriş yaptığımızda oldukça sade ve güzel bir menü ile karşılaşıyoruz. Arka planda güzel bir manzara ile karşılanmamız ise, ayrı bir hava katmış. Bu güzel karşılanmadan sonra oyuna başlamamak için bir neden yok. "Start" yazısına tıkladığımızda okunan metin ile başlıyor her şey. Bitmesine az süre kala ekran bir anda çeviriliyor ve karşımıza bir baraka çıkıyor. Artık hareket vakti. Oyununda amacı bu zaten, size önce çevreyi tanıtmak, sonra da hikayeyi size oynattırmak, anlatmak. Fazla detay vermeyelim. Şunu belirtelim ki kapalı bir oyun değil, hem dışarıyı görüyoruz, hem de kapalı alanlara giriyoruz. İlerlediğimiz vakit, bize çeşitli metinler okunuyor. Bu sayede geldiğimiz yerin önemini ve gerekliliğini anlıyoruz. İlk başlarda " Neresi burası? " sorusunu sorabilirsiniz kendinize. Böyle bir hava katılmak istenmiş. Son zamanların en çok kullanılan psikolojik yöntemi olan "Merak" duygusunu arttırmaya çalışmışlar. Bu da oyunun sürükleyici olduğunun bir kanıtı. 

Etrafınızdaki taşlar, otlar bir süre sonra sizi sıkabilir. Sonuçta burası bir ada, ama bu sizi hemen yanıltmasın. İlerleyen zamanlarda başkalaşan oyun, kendini tekrar etmiyor çünkü. Bu konuyu biraz açalım. Oyun aslında kendini hiçbir zaman tekrar etmiyor. Çünkü kendine devamlı yenilikler katıyor. Hava olayları değişebiliyor, arka plan müzikleri gerilimi arttırabiliyor ve adrenalin duygusunu hissettirebiliyor.



Adadayız ve yanımızda olacak ilk üç şey neler?

Bu soru, Dear Esther'de ne yazık ki cevabını bulamıyor. Çünkü elimizde hiçbir şey yok ve karakterimizi asla göremiyoruz. Bu ne demek? Oyun bir FPS oyunu ve biz oyuncuların alışık olduğu şeyler yok. Ne bir silah, ne bir bomba ya da bizi koruyacak bir şey... Önümüze bir saldırgan hayvan çıksa dahi korumasız kalacak şekildeyiz. Belki de karakterimiz çıplaktır(!)...  Karakterimiz ile ilgili hiçbir şeyi bilmiyoruz. Adını, yaşını, tipini, fiziksel görünümü... Tek  şey biliyoruz, o da birileri tarafından buraya getirildiğimiz. Oyunda hiçbir düşman yok, tek başınayız. Issız bir ada burası. Ne eğilmek var, ne koşmak var, sadece yürüyoruz... Survivor yarışmaları gibi, tek farkı, yalnızsınız. Karakterimiz ne acıkıyor, ne susuyor... Sadece keşfetmek var Dear Esther'de.

Dear Esther gerçekten çok farklı

Böyle düşünmemin sebebi, beni sanki bir adada hissettiriyor olması. Bütün şartlar ayarlanmış. Arka plan müziği, oyuncuyu yeterince havaya sokma potansiyeline sahip.  Gerekli yerde gerekli efektler, müzikler oldukça iyi geliyor. Nigel Carrington tarafından yapılan seslendirmeler oldukça etkileyici. Anlatıcının bizlere verdiği bilgiler ile hikayeyi anlıyoruz zaten. Source motoru ile geliştirilen yapıma bir de tekniksel açıdan bakalım.

Grafikler, sesler, atmosfer ve son söz

Valve'ın Source grafik motoru ile geliştirilen Dear Esther, her ne kadar makyajlanmış grafikler kullansa da, yine de beklentinin az da olsa altında kalmış. Efektler oldukça iyi kullanılmış, müzikler ise oldukça iyi. Kullanıcıya rahatlık veren Dear Esther, yalnızlığı ve macerayı seven oyuncular için birebir durumda. Son zamanlarda kan, vahşet, parçalama gibi unsurlardan sıkıldıysanız ve rahatlamak istiyorsanız denemenizde fayda var. Film kıvamındaki bu oyunu sakın kaçırmayın ve oynayın.


80
74
Okur Puanı: (29 Kişi)
Puanın:
                                         
Yapımcı-Yayıncı: - Steam
Çoklu Oyuncu: Yok Türü: Macera

Mükemmel bir hikaye, hikayeye bağlılık, ortama uygun müzikler
Macera yaratacak pek bir olayın olmaması,
yorumlar
MK Okuru
 
 
 
#31 MK Okuru, 10.01.2015 10:26 (0) - Alıntı yap
İnsanın oynadıktan sonra uzun zaman geçse bile bir anda aklına
gelebilen bir oyun. Aslında oyun kelimeside tam anlatmıyor bu
yapımı belki oyun demek bile doğru değil. Gerçekten farklı bir
atmosfer oluşturulmuş yapımda, başarılı...
#30 MK Okuru, 21.10.2013 20:34 (0) - Alıntı yap
Çok güzel bir oyun. Son bölüm özelikle müthiş. İnsan Bi
mutsuzluk bi üzüntü çöküyor insanın içine oyunu bitirdikten
sonra. Oynadığım en iyi oyunlardan biridir herkese tavsiye
ederim.
#29 MK Okuru, 28.09.2013 08:16 (0) - Alıntı yap
27.06.2013 02:15:00 - MK Okuru demiş ki:
Spoiler Barınırdır.

Oyunda adam kendi hikayesini kendi gözünden bize
aktarıyor.Yani kısacası adamın intiharına giden yolda neler
yaşadığına şahit oluyorsunuz.Konu,anlatım ve atmosfer
mükemmeldi. Herkese öneririm.


yanlış söylemissin oyunun sonunda aynı adam ben bırakma
esther diyor oyunun hikayesi bir kadın kaza geçiriyor ve
bizle konuşanda onun kocası kadın kocasının sözleriyle o
hayali adayı kuruyor ve sonunda bir yerden atlayıp kuş
oluyoruz ve uçuyor ve sonra karanlık ekran beyin ölümü ger
#27 MK Okuru, 27.06.2013 02:15 (0) - Alıntı yap
Spoiler Barınırdır.

Oyunda adam kendi hikayesini kendi gözünden bize
aktarıyor.Yani kısacası adamın intiharına giden yolda neler
yaşadığına şahit oluyorsunuz.Konu,anlatım ve atmosfer
mükemmeldi. Herkese öneririm.
Seviye: 3
#26 neferkar, 07.05.2013 21:50 (0) - Alıntı yap
son yıllarda oynadığım en garip oyun. adamın biri hikaye anlatıyor sizde hikayeyi izliyor gibisiniz. oynanabilir oyun ama biraz sıkıcı
#25 MK Okuru, 10.09.2012 19:32 (+1) - Alıntı yap
Bence böyle şahane bir oyuna çok çok çok yetersiz bir incelem olmuş. hiç kusura bakmasın editör arkadaş ama maalesef..